Ortaköy Sahili'nde Başka Bir Gün

Limanda biriken kalabalığın, sinirli gölgelerin, meraklı bakışların arasında; yumruklar yiyen, sağa sola savruldukça parka sürüklenip tekmelenen adamı kimse kurtarmak istemedi.

Bir garson suda debelenen üç kedi enceğini denizden çıkarıp hepsini baş aşağı tuttu. Ağızlarından su boşandı hayvanların, "Anneleri kayıp" diye bağırdı. Ciğerleri sıvazlanan yavrulara ne olacağını kimse bilmiyordu. Otuz kirk kişilik bir öbek insan toplandı. Dayaktan bayilan adamı taksiye taşıyıp götürdüler sonunda. Ortaköy sahilinden denize savrulmuş iki bahtsız yavruyu kapıştı çocuklu kadınlar. Üçüncüsü, zorlukla hırıltı nefesler alan diğerlerine göre epey cılız ve biçimsiz bir yavruydu. Sanırım en bahtsızı oydu. Islak bedenini ellerimle kavradığımda denizden çıkarılan balon gibi şişmiş anne kediyi görmek, güneşli bir günde denize bakan caminin önünde marti şarkıları arasında gözlerimin görüp görebileceği en acı verici manzaraydı... kalabalığı yarıp geçtim. Yastığımda büyüttüm o yavruyu; göğsümün sıcağında, saçlarımın arasında büyüttüm. Saç tutamlanmı çeke uzata, kendi usulünce taradı dişleriyle. "Altın Tarak" dedim ona.

Yorumlar

Popüler Yayınlar